ARTIST STATEMENT

Eserlerin ortak özelliği, hangi materyal kullanılıyor olursa olsun, malzemenin kullanılış tekniğinin de etkisiyle, mantıklı olmayan çizgi ve formlarla nesnelere çağrışım yapan görüntüler elde ediliyor olmasıdır.

Kağıt ve tuval işlerinde kullanılan çeşitli malzeme ve marker kalemlerin de etkisiyle çizgiler, doku farklılıkları ve bazen katmanlar aracılığıyla sübjektif görüntüler yaratılırken, alüminyum tel kullanılan işlerde bu özellikler üç boyutlu formda ortaya çıkmaktadır. Hafızaya kazınan silik, hayali görüntülerin dışavurumu olmaları ve biriken şekillerin karalamalar, çizgiler halinde birleşerek formlar haline gelmeleri, işleri bir bütünün parçaları haline getiriyor.

Çelişkili formlar, iç içe geçen, karmaşa yaratan zıtlıklar, düzeni bozan şekiller ve flu sahneler, günlük yaşamda maruz kalınan objelerin görsel hafızamızda ve bilinçaltımızda bıraktıkları izleri sorguluyor. Doğa ve yapay dünyanın birleşiminin insanla olan etkileşimi, hayali ve bazen illüzyon yaratan soyutlamalarla ifade kazanıyor. Hepsi farklı sahneler halinde bir araya geldiğinde, bir hayal dünyasının temsili haline geliyorlar. Bu görüntülerin ilgi çeken özelliği, izleyicinin hayal dünyasıyla kendi hikayesini oluşturmasına olanak tanımasıdır.

Üzerinde çalıştığım “soyutlama ve güncel sanat problematiği” başlıklı doktora tezimde, Wilhelm Worringer’in ortaya koymuş olduğu “Soyutlama ve Özdeşleyim” tezinde kavramsallaştırdığı anlamından yola çıkarak soyutlama kavramının sosyolojik, psikolojik ve felsefedeki bağlamlarıyla günümüzdeki anlamları ve varlığı üzerinden bir ilişkilendirme yapıyorum. Soyutlama insana ait, dönemlere sıkıştırılamayan, zamansız bir eğilimdir. Kağıt üzerine yaptığım çalışmaları Worringer’in aşağıdaki ifadeleriyle açıklayabilirim:

“Her yalın çizgi veya obje, kendisinin ne ise o şey olarak kavranılması etkinliğinin beklentisi içinde karşılanıyor. Ona özgürlük veren süjedir ve bunu haz duymak için yapar. Bakan süjeye özgürlük tanımak önemli bir noktadır. Bakan süje ise ikiye ayrılır: özdeşleyim arayanlar ve görünüştekinden kurtulma ve tesadüfiliğe şans verme içtepisinde olanlar.” İkinci grupta olanlar, bakıp bitirdikleri ve tüketip geçtikleri şeyden sıkıntı duymayanlardır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir